10 Ağustos 2016 Çarşamba
Saç Boyatma Maceram
Hu hu huuuuuu! Umarım iyisinizdir. Ben sizleri çok özledim. Birkaç ayda bir yazı yazıyorum hepsinin başı da aynı başlıyor yazıları art arda okuyan biri ne düşünecek acaba :D Neyse, umarım siz de beni özlemişsinizdir :) (utanan maymun) Vallahi bende ne düzen kaldı ne başka bir şey. O kadar çok şey üst üste geldi ki inanın başımı kaşıyacak vaktim kalmadı. Instagram ve Snapchat'te daha aktifim ama buralar iyice boş kaldı. Üzülüyorum, artık elimden ne kadarı gelirse diyorum. Bugüne kadar beni bırakmayanlara sonsuz teşekkürler minnetler!
Gelelim konumuza. Camdan sarkıtıp birini eve alabilecek konuma gelmiş saçlarımın YARISINI kestirdim, evet:( Bu da yetmezmiş gibi boyattım. Hatta bir ara İstanbul'da sevgili Nihal Tekcan'a gidip yaptıracaktım fakat malum ülkemizin durumlarından dolayı bana izin çıkmadı. Ben de kendimi sevgili Aydın abimin ellerine bıraktım. Yıllardır beni hiç hayal kırıklığına uğratmadı.
Ve sonuçlar! Ben çok memnun kaldım. Kuaför arayışında olanlara duyurulur:)
3 Mart 2016 Perşembe
Makyaj ve Cilt Bakımı Hakkında Doğru Sanılan Yanlışlar
29 Şubat 2016 Pazartesi
Diş sağlığı hakkında
Herkese yeniden Merhaba;
Youtube kanalımdaki Diş sağlığı videomda bahsettiğim İpana 3D White perfection’ı merak edenler için bir de burda detaylı olarak yazmak istedim.
Shakira’nin bembeyaz dişleriyle reklam yüzü olduğu macunu bende bir süredir deniyorum.
Ürünün içinde aynı yüzümüze uyguladığımız peelingler gibi minik partiküller bulunuyor ve diş beyazlatmayı vaadediyor.Macunun verdiği ferahlık hissi ve beyazlık çok güzel.
Detaylı bilgi için Youtube videomu buraya da ekliyorum. İzleyip yorumlarınızı benimle paylaşmayı unutmayın!
Ürünü Satın almak için buraya tıklayınız.
Daha detaylı bilgi için http://agizbakimuzmani.com/ sitesini ziyaret edebilirsiniz :)
Bembeyaz gülüşlü günler herkese!
#ipanaperfection #gülüşünügöster
Kaynak: http://melodininmakyaji.blogspot.com.tr/
Bir boomads advertorial içeriğidir.
5 Şubat 2016 Cuma
NYC High Definition Liquid Eyeliner (889 Extra Black)
2 Şubat 2016 Salı
Mac An Amorous Adventure Eyeshadow Quad
26 Ocak 2016 Salı
Lancome Ombre Absolue Palette Radiant Smoothing Eyeshadow ( F10 Murmure du Desert )
25 Ocak 2016 Pazartesi
Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?
Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.
Dudakları kapatarak gülümsemek

Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.
Kendini beğenmiş gülümseme

Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.
Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.
Yarım gülümseme

Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.
Ağız açık gülümseme

Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)
Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
M.Asam Magic Finish Fondöten
19 Ocak 2016 Salı
Mac Eye Kohl (Prunella & Tarnish)
Herkese merhaba! Aylar önce birkaç markanın outleti diye tarif edebileceğim Elca'dan bu iki kalemi almıştım. Baktım hazırlar, paylaşayım dedim hemen:)
Tarnish, güzeller güzeli bir yakut. Bu renk bir kalemim olsun istiyordum. Bir de lacivert arayışım var, kalıcı bir kalem biliyorsanız yorum bırakırsanız sevinirim:) Prunella ise bir miktar mürdümlük içeren gül kurusu diyebilirim. Hatta epey mürdüm. Yapıları yumyumyumuşacık, kayıp gidiyor.
Başta kocaman kocaman simler görünüyordu ambalajlarındaki gibi, gözüm çok korktu. Ama göze sürünce öyle iri simler durmuyor, yanarlı dönerli duruyorlar daha çok.
İçerik meraklılarımızı mutlu edelim:)
Yapıları yumuşacık, kolay sürülüyorlar evet bunlar şahane. Hatta renklerini de göz içinde güzelce veriyorlar, öyle bin kere üstünden geçmenize gerek yok. Lakin göz üstünde bazsız hiç kalmıyorlar. Göz içinde ise daha kalıcılar. Gün uzun ise kenarlarda akmalar dağılmalar olabiliyor.
Normal fiyatlarını hak ettiklerini pek düşünmüyorum. 45-50 liralık kalemler değil. Ben sanırım 15-20 TL civarına almıştım, o yüzden kabul edilebilir durumdalar benim için. Yalnız renkleri öyle güzel ki ve özellikle Tarnish gözleri öyle ortaya çıkarıyor ki, göz ardı edilebilir oluyor bunlar çoğu zaman:) Hele ki bal gözlere bu renk çok yakışacaktır.
Mutlu haftalar! <3
31 Aralık 2015 Perşembe
Urban Decay Eyeshadow Primer Potion-Original
30 Aralık 2015 Çarşamba
Gel artık 2016!
Böyle bir yazıyı planlamamıştım aslında, far bazımın yazısını yazıp makalelerimi okumaya devam edecektim. Ama her yer 2016 umudu 2015 pişmanlıklarıyla dolu iken ben de içimdekileri tutmak istemedim.
Yeni yıldan en son samimiyetle koca koca umutlar beklediğimde sanırım 14-15 yaşındaydım. Ve sonra baktım ki ne 1 Ocak sabahı yeni bir hayat başlıyor, ne de 31 Aralık gecesi dilediğim her şey gerçek oluyor. Ben de artık yeni gelen yıla bel bağlamamayı öğrendim. Önceden çok heyecanlandığım ve herkesten önce yapmaya başladığım yeni yıl planlarımı yapmaz, hediyelerimi almaz oldum.
İnsan, ne zaman yere sertçe çakılır ve sapasağlam ayağa kalkmaya başlar ise işte o zaman yeni yıldır benim için. Yeni yıl yazısı dediğin umut dolu olur, değil mi? Yok, benimki pek olamıyor. Sanırım kötü bir yıl geçirdiğim için..
Baştan sona 2015imi yazayım diye yeni paragrafa geçtiğim an 11 ay önce kaybettiğim ve çok sevdiğim kişiyi hatırladım. Hiç unutmadım elbet, unutmayacağım da. Kişi demek benim için çok itici ama sizlere onun anlamını anlatmam da bir hayli zor. Her zamanına tanık olduğum ilk ölüm olduğu için bendeki yeri çok derinleşti kuşkusuz. Adı ne zaman geçse gözlerim dolar, şu an döktüğüm kadar gözyaşı dökmesem de en azından burnumun direğini inceden sızlatır. Ölmeden bir gün önce, iyileşince birlikte Tirilye'ye gitmeyi planlıyorduk. Konuşamıyordu ama gözleri parlıyordu hayallerimizi anlattıkça, çok severdi oraları. Heyecanlandığını büyüyen gözbebeklerinden anlıyorduk. Buna rağmen odadaki herkes bir daha birlikte hiç tatil yapamayacağımızı, şarkılar söyleyemeyeceğimizi, onun bizi eğlendiremeyeceğini biliyordu. Ah canım benim, hiçkimseyi üzmemek uğruna hastalığını aylarca sakladın, son anına kadar da hep güldün ve güldürdün. Allah da oralarda seni güldürsün.
Sonraki aylarda ne mi oldu? Doğduğumdan beri bitmeyen sağlığımla sınanmalarım devam etti, sürekli seviye atlayarak daha ne kadar devam edecek, bilmem. İsyan değil benimkisi elbet ama, yoruldum. Çok yoruldum.
Hadi onlara yorulduysam da alıştım. Peki sevdiklerimle sınanmalarım? Alışmak istemiyorum buna asla. Bu yüzden tek duam, 5 dakika sonra ölecek olsam bile sevdiklerimin ardında kalmamaktır. Bazen bakıyorum da ne kadar bencilce olduğunu düşünüyorum. Ama sonra onların ardında kaldığımı hayal etmeye çalışırken daha 3.saniyede nefes alamayarak duamı tekrarlıyorum. Neyse, bunlar derin mevzular girersek çıkamayız.
Yılın son 3 ayı ise hayatımın en kötü dönemi oldu diyebilirim. Özellikle ilk ay. Hiç bu kadar yıkılmadım, çaresiz kalmadım, pişman olmadım. Kimseye hiçbir şeyden bahsetmedim. Ama sonra bir gün kahramanım elimi tuttu ve gülümsedi. Benim kötü günlerimi hep o aydınlatmıştı zaten, yine şaşırtmadı ve beni ayağa kaldırdı. En karanlık geceler, en aydınlık sabahlara gebe. Henüz sabah olmadı ama alacakaranlık, güneş doğmak üzere.
"Peki hiç mi güzel şeyler olmadı ya senin bu yılında?" sorularınızı cevaplayayım. Oldu tabii, hayat hep hüzünlü olmayacak, hep mutlu da olmayacak. Hayatımın en güzel doğum gününü geçirdim. Hatta doğum ayı diyebilirim, kutlamalar neredeyse 1 ay sürdü farklı sevdiklerimle farklı yerlerde farklı şekillerde:) Ve anlatamayacağım birkaç eşsiz muhteşemlikteki gün daha..
Hiç bilmediğim yerlere tek başıma gittim, uzun yolculuklar yaptım, sevdiklerime kavuştum, özledim, bekledim, yoruldum, üzüldüm, sevindim, yenildim, kazandım, kızdım, kırdım, üzdüm, pişman oldum, affedildim, affettim, sevdim, nefret ettim, sevildim, nefret edildim, ağladım, yıkıldım, güçlendim, öldüm, dirildim ve yılın son gününü buldum işte, bulduk.
Blog da çok pasif kaldı, kullanamadım. Ayakta tutmaya çalıştım, kimi destekler çekilince üzüldüm, kimi desteklerin hala yanımda olduğunu gördükçe güç buldum. Yeni yılda değiştirmeyi istediğim şeylerden biri de bu blog düzeni zaten. Hadi inşallah.
2016dan diğerlerinden de beklemediğim gibi mucize beklemiyorum ama olursa da fena olmaz yani. Bazı insanlar, iyi ki varlar. Ve sen! Bunu benimle duygulanıp sonuna kadar okuyan insan! Sen de iyi ki varsın!:)
2015te nefret ettiğiniz ne varsa umarım 2016da sizinle olmaz. Unutmayın, hayatınız yıllar değişince değil, siz değişince değişecek. Yıllara bel bağlamayın, sadece sevmediklerinizi değiştirin. Ve ne olursa olsun asla umudunuzu kaybetmeyin. Sizi sevenleri sevin diye sevgi pıtırcığı olarak mutlu bitirelim madem yazıyı da bu yılı da.
Loş git 2015, hoş gel 2016! :)
25 Ekim 2015 Pazar
21 Eylül 2015 Pazartesi
Giorgio Armani Face Fabric 2
19 Eylül 2015 Cumartesi
YSL Babydoll Kiss&Blush (10-12)
18 Eylül 2015 Cuma
Mac Satin Lipstick (Twig)
12 Haziran 2015 Cuma
Giorgio Armani Lasting Silk UV Compact Foundation (3)
10 Haziran 2015 Çarşamba
Giorgio Armani Maestro Eraser Concealer (3)
9 Haziran 2015 Salı
Tangle Teezer Compact Styler Collectables
4 Nisan 2015 Cumartesi
Balmi Moisturising Lip Balm (Strawberry Flavour)

Uzuuun upuzun bir aradan sonra herkese merhaba! Yorumlarınızı ve sorularınızı çok özlemiş olarak geldim, keyifler yerindedir umarım. Şunu kabul ettim artık, hiçbir zaman her gün yazı girebilen düzenli bir blogger olamayacağım. Tempom buna asla izin vermiyor ne yazık ki. Ama elimden geldiğince yazmaya çalışacağım. instagram.com/derinksahblog hesabımdan ufak ufak bir şeyler yazıyorum ama blog gibi olmuyor asla.
Bugünkü konuğumuz ise şu ana kadar beni birçok açıdan tatmin eden bir lip balm. Malum havalar hala tam anlamıyla ısınmadı, 4 Nisan sabahına kar manzarasıyla uyandık. Gerçi 22 Haziran'da kar görmüş ve sonbahar & kış seven biri olarak beni olumsuz etkilemedi ama şu anki beklenti bahar olduğu için insan "hayırdır?!" diyebiliyor. E dudakların da formuna kavuşması lazım bahar için. Onun için kısa sürede sizi bahara hazırlayacağını ve kolay ulaşabileceğinizi düşündüğüm bir ürünü yazarak size göz kırpmak istedim.
(art niyetliler çıkıp "ayyy kirli tırnaklarla çekim mi yapmış" demesin diye peşinen söylüyorum, baş parmağımda sticker vardı, siyah olduğu için arka taraftaki yansıması o şekilde olmuş.)
Ruj altına nemlendirici özellikle kış aylarında olmazsa olmazdı zaten. Hangi lip balmı sürsem rujun kalıcılığını azaltırdı, kıvamını bozardı. Ama Balmi öyle olmadı, beni epey kurtardı. Bir kere dudaklarınızda gezdirmeniz yetiyor, sonra rujunuzu sürebilirsiniz. Kıvamı rahatsız edici derecede yoğun ve yağ gibi değil ama incecik de değil. Ruj altına kullanırken bu sizi korkutmasın.
O sevimli küpten böyle bir şekil çıkıyor ama zamanla tabii düzleşiyor ki bence hep böyle kalsa çok daha verimli olurdu. Kokusu ise mis. Koku hassasiyetiniz olsa bile rahatsız etmez. Çilekli sakız gibi.
Sürüp uyuyup uyandığınızda nemlendirici sürmüş gibi değil de kendi dudaklarınız zaten sürekli yumuşakmış gibi hissediyorsunuz. Yalnız o kış soğuklarında dudaklarınız olağanüstü kuruyorsa yeterli gelmeyecektir, öyle iseniz ruj altı için çok iyi bir alternatif.
İçeriğini vs. merak eden varsa diye buyrun. 12 ay ömür biçilmiş ama sürekli kullanımda asla o kadar dayanmaz, biter. Kapağı bir süre sonra kendini bırakıyor ve kazara çantanıza atmış olursanız her şeyiniz batabiliyor (kişi kendinden bilir işi). Son olarak bir artısını daha söylemek gerekirse SPF 15! Güneşten de bir miktar koruyor yani.
Watsons mağazalarında 12-13 lira civarlarındaydı yanlış hatırlamıyorsam. Fiyatı gözünüzü korkutmasın, ruj öncesi için şans verilmeli diye düşünüyorum.
Uzak kalsam da kalmasam da beni yalnız bırakmadığınız, hal hatır sorduğunuz için çok teşekkür ederim, iyi ki varsınız!
5 Şubat 2015 Perşembe
Seda ve Sena ile Kışa Merhaba Etkinliği


Farmasi de bizimleydi.

Ve buluşmanın en tatlı yerini süsleyen firma Fruit Flowers oldu. Dopdolu sepetler bizim için hazırlanmıştı. Diyette olmasaydım o sepetler böyle dolu kalabilir miydi acaba Allahım bu görüntü nedir yaa nedir, sabır sınavı resmen! Buluşmadaki memnuniyetten dolayı sonrasında 3-4 kez daha sipariş verdim ve yine çok memnum kaldım. Hediye ettiğim kişiler de çok beğendiklerini belirttiler. Şahane bir hediye alternatifi olduğu için sıklıkla tercih edeceğimizi düşünüyorum. Şık ve farklı bir hediye arayanlara yaklaşan 14 Şubat öncesi şiddetle tavsiyemdir!











