mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2014 Çarşamba

Tag: Me Time (Kendime Ayırdığım Zaman)



Herkese merhaba! Uzunca bir aradan sonra sizlere tekrar yazıyor olmanın mutluluğu içerisindeyim. Buraları epeyce boşladım haklısınız. Ama dönüşüm sevgili Şeyda'nın mimi ile olacaktı, söz vermiştim:)

1- Yalnızken ne izler veya okursun?

Ya güzel bir film izlerim ya da çok mutlu olduğum günlerin sonunda kenara aldığım notlarımı okurum. Detayları unutmamak için o günlerin sonunda genelde tüm hatırladıklarımı not alırım, aklıma geldikçe eklemeler yaparım. Bazen bir fotoğraf karesinden çok daha fazla şey anlatabiliyorlar.

2- Kendine ayırdığın zamanlarda ne giyersin?

Genelde pijamalarımla ya da eşofmanlarımla olurum, ne sandın ya ihtimal mi var:))

3- Me-time güzellik ürünlerin nelerdir?

Me-time kendime ayırdığım zaman değil mi ya? O zaman vücut losyonum, lip balmım falan yanımda olur en fazla, ötesi değil:) Gerçi Sevgili Şeyda bakım ürünleri olarak yanıtlamış ama bilemedim. Ben henüz tam olarak bir rutin tutturamadığım için pek anlamlı olmaz anlatmam.

4- Aktüel en sevdiğin ojen hangisi? 

Tek cevap vermek çok zor ama çok cart renkleri sıklıkla kullandığımı söyleyemem. Mevsim gereği özellikle pudralar, kremler, kahveler, bordolar piyasada benim için ama daha iki gün önce de fuşya sürdüğüm gerçeği değişmiyor:)) Yine de bir tane seçmem gerekirse..Imm seçemedim şu an ama China Glaze Rainbow ve Pastel Nude serisinden Blush rengi diyebilirim.

5- Kendine ayırdığın vakitte ne yer&ne içersin?

Şu aralar favori içeceğim kaynamış sütün içinde demlediğim Rooibos Vanilyalı çay. Onun dışında Türk kahvesi ve çay olmazsa olmazlarım. Ooo salep unutulur mu yaa o da var. Yemek durumları diyetten dolayı biraz sınırlı da olsa tek isem diyetime uygun pancake yapabilirim, onun dışında da çubuk krakerdir mandalinadır köküne kadar:))

6- Aktüel en sevdiğin mum hangisidir?

Aa mum demeyin banaaa bayılırım:) Özellikle kış olduğunda vanilyalar, karameller, çikolatalar, marshmellowlar, cupcakeler vazgeçilmezimdir. En sevdiğim tek bu diyemem çünkü henüz BBW mağazasının tamamını gezemedim ve Yankee Candle'ın tüm kokularını yakamadım :)))

7- Yalnızken dışarda da vakit geçirir misin?

Geçiririm. Tek başıma alışverişe gittiğim, bunaldığımda kulaklığımı kapıp yürüyüşe çıktığım, şehirlerarası yolculuk yaptığım çok olmuştur hatta sürekli böyle olur, birinin gelmesi benim için olağanüstü bir durumdur:) Belki de hep böyle kalmak istediğim içindir..

8- Tek başına sinemaya film izlemeye gider misin? 

Sanırım gitmem ya. Şu ana kadar hiç gitmedim bundan sonra da gideceğimi pek sanmıyorum. Tabii ki salonda izlemenin tadı başkadır fakat evimin rahatlığını da hiçbir şeye değişmem.

9- En sevdiğin online shop?

Threadless ve Kaft diyebilirim. Kozmetik ürünleri ile ilgili bir isim beklediğinizi bekliyorum fakat üzgünüm:) Farklı tişört tasarımlarını incelemeye bayılırım. Hele de sitenin sosyal medya uzmanları resmi yerine samimi olmayı tercih ediyorsa.

10- Eklemek istediğin bir şeyler var mı? Kendine ayırdığın vakitte daha neler yaparsın?

Çizim yapmayı, film izlemeyi, Xbox ile kinect oyunları oynamayı, fotoğraf çekmeyi, psikolojik araştırmaları okumayı ve deneyleri izlemeyi, makyaj malzemelerimi oyuncaklarım gibi döküp baştan dizmeyi, denemediğim ürün ve makyajları denemeyi, müzik dinlemeyi, yazı yazmayı, yeni yemek tariflerini denemeyi çok seviyorum. Sanırım fazlasıyla şey ekledim:)

Bu yazıyı okuyup etikete henüz katılmamış ama katılmak isteyen herkesi etiketliyorum. Ayrıca gunerenkkat.blogspot.com.tr un sahibi sevgili Şeyda'ya sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Hem benim için çok tatlı sözler söylemiş hem de etiketlemeyi unutmamış. Kendisinin o güzel yüzünden ve boncuk gözlerinden öpüyorum:)

Sevgilerimle!

22 Aralık 2013 Pazar

Mim: Alice Makyaj Diyarında/ Fill In The Blanks:)


     Sanırım en sevdiğim şeylerden biri mim yapmak^^Bu sefer sevgili Alice Makyaj Diyarında blogunun sahibi cicim beni mimlemiş,cümleleri tamamlıyoruz.E hadi hemen başlayalım:)


4 Kasım 2013 Pazartesi

TAG: I Love Autumn / Sonbaharı Seviyorum


Merhaba herkese?Umarım keyifler yerindedir,karnınız tok sırtınız pektir:) Gelelim bugün ne yapacağımıza.Sevgili Pek Bilmiş'im beni mimlemiş ben de onu bekletmeden hemen cevaplamak istedim.Zaten mimler çok hoşuma gidiyor,bir de sevdiğim birinden gelince tadından yenmiyor a dostlar^^

1.Sonbaharda en sevdiğin şey/şeyler neler?

Eylül'ün ilk gününden itibaren hissetmeye başladığım o "özüne dönmüşlük huzuru".Ya da çok sevdiğim bir  meleğin lafıyla "melankoliklik ve coşku".Ben o melankolideki huzuru sevip coşanlardanım.

2.Sonbaharda en sevdiğin kıyafet?

    Şallar,pançolar,uzun kollular,kapşonlular,ev botları...Kısacası yumulabileceğim her şey! Ve tabii ki de battaniyem kareli,battaniyem değerli^^


3.Sonbaharda makyaj trendin nedir ?

          Eğer çok çok özel bir sevdiğim ile birlikte olacaksam ve modumdaysam gökkuşağına bile dönebilirim.Fakat genele bakmak gerekirse daha pastel,daha koyu,daha "sonbahar" renkler benimledir bu mevsimde.Keza kışın da öyle.Örneklerle açıklamak gerekirse;bahsettiğim renklilik bu şekilde bile olabilir.

     Lakin genelde sonbaharda gönlüm buralardadır.Modaymış cartmış curtmuş çok bakmam.Herkeste olan şeyleri de sevmem,o ne öyle belediye dağıtmış gibi,aynı fabrika çıkışlı haller.Eğer uyguladıktan sonra hala insana benziyorsam kalabilir:)










4.Sonbaharda en sevdiğin yemek/içecek?

Şüphesiz içecek olarak kahve ve sıcak çikolata.Türk kahvesi her daim baş tacımdır orası ayrı konu.Ve ve tabii ki de kestane!Bir de mandalina elbette.Ama kestane bir aşktır,her türlüsü makbuldur efenim.Ve kahveye batırılınca hafif hafif eriyen sütlü çikolatanın da hakkını teslim etmeden geçemeyeceğim.


5.Sonbaharda başlayan tv dizilerinden en çok beklediğin dizi hangisi ?

      Televizyonun pek takipçisi olmadığım için özellikle beklediğim bir şey yok ne yazık ki.Bir ara Şubat'ı çok seviyordum,bitti.Fringe bir tutkuydu,o da bitti.Keza House da öyle.Ama Komedi Dükkanı başlıyormuş.Sanırım onu beklerim ekran karşısında:)

6.Sonbahar geleneğin nedir?


  Bir gelenekten bahis açılınca insan nokta atışı istiyor fakat bende öyle bir şey yok.Yine de şu görüntü gelenek sayılırsa,evet bunu kulaklıklarım eşliğinde ve  sevdiğim mumların kokularıyla dolmuş odada yapmaya bayılıyorum!Hatta belki de dertleşebileceğim bir kitapla veya içimi dökebileceğim kağıt ve kalemle..

Sonbahar aşkımı bir nebze anlatmamı sağlayan bu mimi kim hazırladıysa ilk olarak ona,sonra da benden de yapmamı rica eden Pek Bilmiş'ime sevgilerimi ve teşekkürlerimi sunuyorum!

Mutlu Kasımlar!;)

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Mim: Ben Kimim?

     


     Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba!Dönüşü Burda Kozmetik Konuşulur blogunun tatlı sahibesi Mervemin mimiyle yapacağıma dair söz vermiştim.Hatta mim için de 5 seneden çok öncesine ait bir fotoğrafımı bulup yükledim:) Uzak kalmamın sebebi biraz özel bir durum.Mecburiyet değil,inziva diyelim.Evet özlemişim buraları.O zaman sabırsızlandığım şu sorulara başlayalım!

     ^^ Ben kimim?

Blogun adresinden de çıkarılabileceği üzere adım Derin.Ankara'dan nefret eden bir Ankara vatandaşıyım(o da ne demekse).Aslen Giresunluyum ama bir yandan da Çerkes,Abhaz ve Rusum :D.Bu konuyu açmak istemiyorum o kadar karışık ki ne siz sorun ne ben söyleyeyim.Tam bir kültür senteziyim yani.20'min ilk ayındayım.Başkent Üniversitesi Psikoloji öğrencisiyim ve her söyleyişimde bununla gurur duyuyorum.Sebebi ise her daim emin olduğum hocalarımdır.Okula gittiğim her gün "iyi ki" diyerek gidiyorum.Ebediyen böyle kalabilirim,şikayet etmem:)

     ^^ Blogumun adı nerden geliyor?

Blogumun adı özel bir yerden gelmiyor vallahi aslında.Twitter'da kullandığım isim derinsah idi.Bu isim Blogspot platformunda kayıtlı olduğu için derinksah oldu.Birçok kişi tarafından karıştırılıyor tabii ama işte.Blogumun başlığı olan "Biriktirdiğim Onca Yarınlık"ise Galiba isimli şarkının bir bölümü.Bir kozmetik blogu için fazla ağır bir başlık,farkındayım:)Daha iyisini bulana kadar en iyisi bu diyerek bağlayalım.Blogspot'tan kopup bağımsız bir site oluşturma gibi planlarım var uzun vadede,o zaman isim değişikliklerine gidebiliriz tabii ki:)

      ^^ Blog açmaya nasıl karar verdim?

Çok özel bir şey olmadı.Yani başıma saksı yedikten sonra açmaya karar vermedim.Benim için biraz kötü bir dönemdi o zamanlar.Boşluktan da diyebiliriz yani.Şimdi her şey yolunda ve blog hiç tahmin etmediğim yerlere geldi.Bundan çok memnunum.Umarım daha da büyürüz birlikte,güzel günlerde:)

     ^^ Neden kozmetik blogu?

Küçükken o kadar meraklıydım ki bu işlere.Küçük dediğim 5-6 yaşımdan bahsediyorum.Ama nedense hiç makyaj yapmadım.Bir aralar sadece siyah göz kalemini çok koyu şekilde kullanırdım sonra onu da bıraktım ama son birkaç yıldır hiçbir şey yapmıyordum.Geçen sene bir yaz gecesi Michelle Phan videolarından birine denk geldim.Sonra oturdum hepsini izledim ve ertesi gün "bir şeyler yapmalıyım"diyerek uyandım.Gittim malzeme aldım ve patladı gitti:) Bu kadar meraklanıp ilgileneceğimi ben de bilmiyordum ama benim için muhteşem bir uğraş haline geldi.Sonra bunları da nedense paylaşmak istedim.Hem de ürünlerle ve makyaj teknikleriyle ilgili daha çok şey öğrenmiş olurum diye.Sonuç budur:)

     ^^ Kişiliğim

İşte hiçbir zaman cevap veremediğim soru.Kendimi asla anlatamam.Başkasını sorun kitap yazayım ama beni bana sormayın.Üzgünüm,pas:) Ama şu şekilde özetlemek gerekirse ; "Ben mekansız hisleri zamansız yaşayan mahluk"

     ^^ Hoşlandıklarım

Tabii ki de alışveriş ve makyaj tahmin edebileceğiniz üzere:)Bir de kulaklığımı kulağıma takıp istediğiniz kadar yürütebilirsiniz beni.Eklemek isterim ki sevdiklerime hediye seçmeye de bayılırım,en büyük zevklerimden biri.Ama bir de hayatımın çok özel bir kısmında katıldığım konserler ve imza günleri var.O,bambaşka bir dünya.Yıllarca yazsam yine de anlatamayacağım şeyler,insanlar,ilişkiler vs.Şöyle söyleyebilirim ki o günlerde yaşadıklarımı hayatımın hiçbir köşesine değişmem,açık ve net:)

     ^^ Hoşlanmadıklarım

Hani yanınızdan ayırmadığınız öbür suratlarınız var ya,onlarla karşıma çıkıyorsunuz sonra güvenimi yerle bir ediyorsunuz ya,işte bundan nefret ediyorum.Ama sorun değil,çok takmıyorum artık açık konuşmak gerekirse.Bir de bir şey söyleniyor mesela ama en önemli yere gelince "yok o sürpriz"deniyor ya.İşte onu yapmayın,inanılmaz sabırsız biriyim.Gizliyse ya hiç söylemeyin ya da her şeyiyle anlatın.Lütfen yani:( Asıl tahammül edemediğim şey ise sahtecilik.Karşımdakinin "kendi"olmaması.İyi ya da kötü.Kendisi olsun yeter.Başkasını taklit etmesin.Sabredemem,pat pat söylerim.

     ^^ En çok sevdiğim makyaj malzemem

Farlara ve fırçalara karşı özel bir zaafım olduğunu itiraf etmeliyim.Bir de eyelinerlar.Asla doymayacağım ürünler.Bir ya da iki allığım vardır ama onlarca fara ve fırçaya rastlayabilirsiniz.Kış gelince de lip balmlarla yaşadığım doğrudur.

     ^^ Çantamda olmazsa olmazım

Yazın fix+ sıkıp çıkınca akma ile ilgili pek sorun yaşamadığım için kışın da ekstra bir makyaj malzemesi yanıma almam.Şart değil yani.Aklıma gelirse atarım bir-iki parça belki.Onun dışında çantamı cüzdansız,ipodsuz,telefonsuz ve anahtarsız göremezsiniz.Pek "ay makyajım bozuldu hemen tazelemeliyim,ay tırnağım kırıldı dışarı çıkamam"tipi değilim yani.Makyaj malzemesi almadan çıktığım çok olur.

     ^^ En son okuduğum kitap

Sagopa Kajmer-Kalp Hastası.O kitapçık koca bir dünya.Okuduğunuz birçok kitaptan fazlası.Benim en son okuduğum ve satır satır ezberlemeye başladığım,elimden düşürmediğim kitap da budur.


     Evet sorular bu kadarmış.Başlatan kim bilmiyorum ama ben Merveme teşekkür ediyorum bir kez daha.Mimlemeyi düşündüğüm herkes bu mimi zaten yapmış o yüzden kimse kalmadı.Yapmak isteyen olursa elbette çok mutlu olurum.Merak ettiğiniz başka bir şey varsa da yanıtlamak için burdayım.Kocaman sevgiler hepinize:)

27 Mart 2013 Çarşamba

Mim~Stok


     Merhabalar!Öncelikle arayı açtığım için özür dilerim.Ufak bir Konya gezisi ve belli sebeplerden ötürü yazamadım ama aklımdaydı hep.Sırada başka yazılar vardı da Sevgili bakimliolmakasktir mimlemiş beni sağ olsun,görür görmez öncelik sıramı değiştirdim.Kısa olur diye düşünüyordum ama farkında olmadan stok yapıyormuşum aslında.Çok şaşırdım:) Sayılır mı bilmiyorum ama ufak tefek neyi yedeklediysem hepsini yazmak istedim.Kendisine burdan da kucak dolusu sevgiler!Hadi başlayalım:)


     Rexonaları elimdeki bitmeden önce almıştım.Tanesi 7 TL civarında sanırım.Bildiğiniz üzre makyajsız çıkabilirsiniz ama Rexona'sız asla!:)

     Watsons duş jellerini de rutinime eklemiş durumdayım.Gittiğimde 2-3 tane alıp çıkıyorum.Hem kokuları çok hoş hem de fiyatları inanılmaz uygun.Bu boyuttaki duş jelini 3 TL gibi bir fiyata edinebilirsiniz.

     Maskeleri de duş jelleriyle birlikte depoluyorum bitmeden.Pazar günleri maskesiz geçmez şehir dışında değil isem.2 TL ile 7 TL arasında değişen fiyat ve kokuları mevcut.


     Ve açık parfümler!Bırakın yarılanmayı,aldığımda 3lü 4lü alıyorum mutlaka.Bir şekilde daha uygun oluyor çünkü.
     Bargello kesinlikle bu konuda favorimdir.Kokular çok yakın ve kalıcı.Tüm gün tazelemeseniz bile akşama kadar kalıyor.Hiç unutmuyorum sabah sıkıp çıkmıştım ve çantama atmayı da unutmuşum.Akşam bir arkadaşımla buluştum,sarıldık ve sorduğu ilk soru:"Parfümünün adı ne?İnanılmaz güzel kokuyor" oldu.

    Palermo ya da Tressard olarak anılanlar da fena değil ama alkol kokusu burnunuza bir hayli geliyor.Bazı kokular çok başarılı olsa da dediğim gibi bu sebep beni bir adım itiyor.



     By Night ile ilgili bir hayli yorum yaptım,daha fazla bıktırmak istemiyorum :) Öğrendiğim bir olaydan dolayı vazgeçtiğim bir koku.Ama yinelemek istiyorum ki,çok çok anlamlı benim için.Ama bu şişeden sonra aslen kullanacağım başka birkaç koku var aklımda,şimdilik sürpriz olsun.

     Ve bir klasik olarak cilalar.Şu ana kadar bir tane bile bitirebildiğim ojem yoktur,keza cila da öyle.Ama sanki tüm cilalar bitecekmiş gibi istemsiz alırım.

     Gelelim saç şekillendiricilere.Her ne kadar araya krem karışmış olsa da:) Beni yüz yüze tanıyanlar eminim bu sahneye şaşırmıştır çünkü saçımı sürekli şekillendiren biri değilimdir.Kendi kendime en sık yaptığım şekil,Osis ile dağıtıp doğal ve hafif dalgalar yapmak,hepsi bu.Down Under ise memnun kaldığım bir markadır.Başarılı buluyorum.Kremi mucize yaratmadı ama saçlarıma iyi geldi,görünce hadi alıvereyim dedim.Köpükler ise uzun süreli şekillendirmelerde daha çok işe yarıyor.Örneğin,köpükleyip parmaklarınızla sarıp yatarsanız sabaha sağlam dalgalarla uyanırsınız.En sağdaki gazsız saç spreyi ise uçaklar için.Malum uçaklara almıyorlar.Seyahat şişelerine doldurup çantanıza atarsanız problem olmaz."Yok illa normal sprey isterim" derseniz kuaförünüzde seyahat boyu spreyler var,minicik.Çantanıza atıp gidebilirsiniz.Fiyatını tam hatırlayamadığım için yanlış yönlendirmek istemem.


     Ciddi bir şampuan sponsoruna ihtiyacım var çünkü altı aylık şampuan masrafımla Mac'ten 150'li far paleti yaptırırdım:( Bir de şampuan alımlarımı hep en sona bıraktığım için aceleye geliyor ve saç tipime ya yanlış bakıyorum ya rastgele alıyorum.En nefret ettiğim şey de saç kremi ve şampuanın aynı kutuda olması.Her neyse sonuç olarak Johnson's Baby,Dalin,İpek ve Pantene ile büyüdüm.Hepimiz benzer şekilde büyümüşüzdür.Pantene'den asla vazgeçmem.Ama baktım ki olmuyor,arada İpek de almaya başladım.İpek de kötü değil,seviyorum.Yine de Pantene candır:) Fiyatlarını net hatırlamıyorum hep farklı yerlerden aldığım için.



     Vardır böyle tipler,bilirsiniz.Otelden alınan o minicik şeyleri biriktirenler olarak dünyayı ele geçirebileceğimizi düşünüyorum:) Sanırsınız ki şampuansızlıktan,kremsizlikten çürüyoruz evde de her seferinde bunları kullanarak yaşıyoruz.Ama farklı kokular,farklı dokunuşlar güzel olmuyor mu yani?:) Bir bu kadar daha da kullanıp attım.

     Bir vazgeçilmezim daha.Listerine bu işte tektir bana göre.Bu gargaraların 500 ml'liklerine geçmeyi düşünüyorum daha karlı oluyor.Ama biri yarılanınca hemen alırım yenisini,çünkü "öbür hafta alayım" demeye kalmadan bitebiliyor.Genelde eczaneden alırım,8-10 TL gibi,bu kadarı.Bazen indirim oluyor 500 ml 14 TL oluyor,şahane:)


     Badem yağına şaşırmışsınızdır yüksek ihtimal:) Haklısınız."Ney"üflüyorum ve en kötü ihtimalle ayda bir yağlamam gerekiyor.Ona en iyi gelen yağ ise badem yağı.Bu da bir yağlamalık.Biraz da artıyor hatta.Bir de kirpiklerime sürüyorum,gürleşip uzamaları için.Çok faydasını görüyorum tavsiye ederim.İşaret parmağınıza iki damla damlatıp parmağınızı tamamen yağlayın ve maskara fırçası gibi kullanarak kirpiklerinize sürün.Sakın kirpiklerinizi dışa doğru çekerek sürmeyin.Evet hepsi bu kadar.50 ml'likleri 7 TL sanırım.

     Oje çıkarıcıyı o an bulunduğum mağazaya göre alıyorum.Varsa yani.Yok ise aseton.Ama aseton bitmemeli,mutlaka kenarda durmalı en az bir tane.2-3 TL'ye kolaylıkla bulabileceğiniz ürünler.


     Anlamadığım nokta şu.Aldığım ilk toniğin daha %90ı dururken,iki tanesini daha neden aldım?Cevap yok.Şu an kullanıyor muyum?Hayır.Ama matlaştırıcı olandan umutluyum.Onu biraz biraz kullanıyorum.Matlaştırıcı olanı Kadınlar Günü indiriminden sanırım 6 TL'ye almıştım ama diğerlerini hatırlayamıyorum.

     Neutrogena ise nemlendirme olayında şahanedir bence.Yağlı bir cildim olduğu için fazla üstüne düşmüyorum bu konunun ama her cildin neme ihtiyacı vardır tabii ki.Bunları da ikili alıyorum genelde.8-9 TL olması lazım.

     Temizleme sütleri açık söylemek gerekirse ruhuma daha iyi geliyor.Cildim yumuşacık oluyor,kokusu güzel vs.evet ama daha iyi hissediyorum kullandığımda.Loreal bulamadığım için Nivea aldım ama favorim Loreal.İkisi de 12-15 TL civarı.


     Belki de en çok eğlendiğim kısım,makyaj malzemeleri!:)

     Max Factor Lipfinity ile olan aşkımı anlatmıştım.Geçen yılbaşında bulamayınca aynı ismi taşıyan yanındaki ikili ürünü verdiler ama hiç memnun değilim.Tanesi 45 TL.Kalıcılık konusunda üstüne tanımam.

     Dudak kalemlerindeki bu pastel renkler ise vazgeçilmezimdir.Pembeye kaçan bu kahve tonlarındaki dudak kalemim yarılanmadan öbürünü alıyorum.Dudak kalemi alışkanlığını bir başlattım,pir başlattım.

     Sürmelerim ise manevi olarak da çok anlamlıdır benim için.Tek hamlede buğulu gözler!Tanesi 13 TL.

     Rimmel'in bu maskarasının hastasıydım.Yarılanmadan öbürünü aldığımı söylemiştim ama fırçasını değiştirdiği için eski performansında değil,tekrar almayacağım.12 TL.

     Siyah göz kalemi de yedekli durur her daim.Çok standart ve kenarda duran ürünlerdir.Her evde en az bir tane siyah kalem vardır yani.

     Catherine Arley ise doğallıktan uzak,kusursuz kapatıcılık sağlayan 5 TL'lik bir pudra.Aldığımda iki tane almıştım.Fondötenimi değiştirdiğim için pudra ihtiyacım ortadan kalktı.Keza günlük kullanım için başka bir pudra kullanıyordum.

     Bir hayli uzun oldu,bu kadarını ben de beklemiyordum.Mim için bakımlıolmakaşktır'a tekrar çok teşekkür ediyorum:) Sevgiler!